Sema EYNEL
Özbek edebiyatının kurucusu Nevâî, Türk millî kimliğinin en güçlü taşıyıcılarından biri kabul edilmektedir. Çağatay Türkçesinin edebî dil olarak kurumsallaştığı bir dönemde yaşayan Nevâî, dönemin diline adını vermekle kalmamış; eserleriyle kendisinden sonraki yüzyıllar boyunca pek çok şairi etkilemiş ve bu etkisi çok sayıda araştırmaya konu olmuştur. Sovyetler ve bağımsızlık dönemleri olmak üzere iki farklı dönemde onu konu alan iki roman yazılmıştır. Bunlardan ilki olan Aybek’in kaleme aldığı “Navoiy”, yazıldığı dönem sınırları içerisinde değerlendirildiğinde, Özbek Türklerinin millî kimliklerini korumalarına hizmet etmesi anlamında önemli bir romandır. Özellikle Sovyetlerin dağılmasının ardından Nevâî üzerine yapılan çalışmaların artması, Nevâîşinaslık biliminin ortaya çıkışı ve Nevâî’nin yaşadığı dönem çerçevesinde bilimsel yöntemlerle ele alınması, Nevâî hakkında yeni bilgilerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Sovyet döneminde kapsamlı biçimde incelenme olanağı bulamayan Nevâî’ye yönelik çalışmalar, Özbekistan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından belirgin biçimde artmış; yeni verilerle zenginleşen bu araştırmalar, Nevâî’nin hayatının güncel bilgiler ışığında yeniden ve daha gerçekçi bir biçimde ele alınması gereğini ortaya koymuştur. Bu görevi üstlenen İsacan Sultan 2021 yılında “Ali Sher Navoiy” romanını yayımlamıştır. Biyografik tarzda kaleme alınan eser, Nevâî’nin eserleri çerçevesinde şekillendirilmekle birlikte Kuran ayetleri, hadisler, İslami kıssalar, dönemin önemli eser ve şahsiyetleri ve halk edebiyatı unsurlarıyla zenginleştirilmiştir. Çalışmada bu doğrultuda eserin şekillenmesine katkı sağlayan kaynakların ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışmanın kapsamı, 2024 yılında Sema Eynel tarafından Türkiye Türkçesine aktarılan İsacan Sultan’ın “Ali Şir Nevâî” eseri ile sınırlıdır. Çalışmada eserin kaynakları doküman analizi tekniğiyle tespit edilmiş, elde edilen veriler metinlerarasılık yöntemleri çerçevesinde yorumlanmış ve çalışmanın kaynak metnini oluşturan “Ali Sher Navoiy” adlı eserinde İsacan Sultan’ın metinlerarasılığın alıntı, gizli alıntı, gönderme ve anışma yöntemlerinden yararlandığı tespit edilmiştir.