ANA DİLİ BİLİNCİ VE TÜRK DÜNYASININ DİL BİRLİĞİ



Mualliflar:

Nergis BİRAY

Annotatsiya:

Bu çalışma, dilin bir iletişim aracı olmanın ötesinde, bireysel kimlik inşası ve toplumsal varoluşun ontolojik temeli olduğu gerçeğinden hareketle, Türk dünyasında dil birliğinin tesis edilmesine yönelik stratejik öneriler sunmaktadır. Makalede ana dili; kültürel mirasın taşıyıcısı ve millî kimliğin görünür kılındığı bir “kendilik alanı” olarak tanımlanmakta ve dilin zayıflamasının kültürel yabancılaşmaya, etnik aidiyetin erimesine yol açtığı vurgulanmaktadır. Türk dünyasının geniş coğrafi dağılımı ve tarihsel süreçte ortaya çıkan lehçe farklılıkları bir zenginlik olarak kabul edilmekle birlikte, bu çeşitliliğin ortak bir iletişim zeminiyle taçlandırılması gerekliliği üzerinde durulmaktadır. Çalışmanın odak noktası, geniş bir coğrafyaya yayılan Türk dünyasında dil birliğinin hangi stratejik hamlelerle tesis edilebileceğidir. Ana dili şuurunun edinilmesi; dilin resmî kanallarda sade kullanımı, eğitim sisteminin etkinliği ve ilmî çalışmaların sürekliliğiyle ilişkilendirilmektedir. Türk dünyasının geniş coğrafyası ve lehçe farklılıkları karşısında dil birliğinin tesisi için ortak Türk alfabesinin benimsenmesi, akademik hareketlilik, ortak terminoloji çalışmaları hayati adımlar olarak nitelendirilmektedir. Nihayetinde çalışmada bu sürecin, Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki kalıcı komisyonlar ve stratejik planlamalar aracılığıyla, her lehçenin özgün zenginliğini koruyan “çeşitlilik içinde birlik” ilkesiyle sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiği ortaya konmaktadır.